Övünmek gibi olmasın ama...

Kabul etmek gerekir...

Bugün Kayseri'den daha çok "Kayserili" kavramı, markalaşmış durumda. Yıllar önce, "Okumam yazmam yok, ama Kayseriliyim" diyen tüccarlarla başlayan süreç, bugün tüm Türkiye'de bir algı, bir imaj oluşturmuş durumda. Kayserililik, "hesabını iyi bilme, ticareti iyi bilme, kazanmayı bilme" olarak yerleşmiş insanların kafalarına. "Kayserili" dendiğinde; herkes "hesabını, ticareti, kazanmayı iyi bilen" birinden bahsedildiğini hemen anlıyor. Herkes ticaret yapmasa da; bu müteşebbis ruh, Kayseri'yi bugün sadece Orta Anadolu' nun değil, ülkenin en önemli sanayi, ticaret kentlerinden biri haline getirmiş.

Türkiye'nin alanlarında öncü, lider konumunda olan pek çok firması Kayseri'de faaliyet gösteriyor. Krizlerden az etkileniyor, rahat atlatıyor. Öz kaynakla çalışıyor, düşük stok maliyetiyle faaliyet gösteriyor. Ülke ekonomisine çok ciddi bir katma değer üretiyor. İşte bu yüzden, Kayseri'den çok, "Kayserili" kavramı markalaşmış.

Aslında Kayseri'nin önemli bir yerleşim merkezi olarak ortaya çıkmasında da, çağlar boyunca ticaretin hep önemli bir unsur olmasında da, burada yaşayanların büyük hedeflerinin olmasında da, bugün kentin kısa zamanda sağladığı modernleşme dönüşümünde de, sanayi kenti olmasında da, bir "sır", bir "sihir" var, adeta...

Ve bu sırrın, bu sihrin adı da: "ERCİYES"...

Erciyes, eski zamanlarda olduğu bugün de; kentin her yerinden, hem de bütün heybetiyle görülebiliyor. Yazın sıcağında bile dorukları karlarla kaplı Erciyes, vakur ve güçlü yapısıyla soğukkanlılığı, aklıselimi simgeliyor. Ve bu yapısıyla, sanki kentin koruyucusu... Sanki Erciyes'in varlık sebebi, misyonu; Kayseri'nin hamiliği... Kayseri adeta; sırtını yasladığı bu büyük varlıktan alıyor bütün gücünü... Ve çağlar boyunca da, Kayserili; tıpkı Erciyes gibi... Başı serin olduğundan hep soğukkanlı olmuş. Hep aklıselim davranmış. Hesabını iyi yapmış ve hepsinden önemlisi o Erciyes'e bakarak hep "zirveyi" hedeflemiş... Bu tabloda, Kayseri'nin de, Kayserili'nin de; zirveyi hedeflemekten, başarmaktan başka şansı olmamış.

Tıpkı, Erciyes'in heybetine bakarak büyüyen Mimar Sinan'ın, dünyanın en görkemli camilerini, en yüksek minarelerini yaptığı gibi.

Tıpkı; bugün Kayserililerin, mobilyada, tekstilde, halıda, çelikte, kabloda ve pek çok sanayi kolunda Türkiye'nin en büyük kuruluşlarını yaratmaları gibi.

Erciyes; Yüksekliğiyle, büyük hedefleri, zirveyi hedeflemeyi... Zirvesine ulaşma zorluğuyla, planlama yapmayı... Tepesinin hep karlı olmasıyla, serinkanlılığı, soğukkanlılığı, aklı selim olmayı... Heybetiyle gücü... Ulaşılmazlığıyla çalışma azmini... simgeliyor... Ve bütün bunlar da; Kayseri'nin bugün geldiği noktayı anlatıyor.

Kayserililiği... Bir başarı öyküsünü... Türkiye'nin sanayi ve ticaret hayatına damgasını vurmuş ailelerin Kayseri'den çıkmış olmaları da bu yüzden bir tesadüf olmasa gerek.

Kaynak:

 T. C. Kayseri Valiliği

Övünmek gibi olmasin ama...
...bizler Kayserili'yiz!!!